« Önceki | Sonraki »

11/7/2007

Deneysel yaşam

                                    Kız ve oğlan birbirlerini kesinlikle tanımıyorlar. aslında emin olduğum tek şey de bu gibi. oğlan sanki kızın dikkatini çekmeye çalışıyor. kız bakımlı, biraz da havalı. oğlan hep huzursuz ve hareketli. beklerken aralarında mutlaka 3-4 kişi oluyor. kız oğlana hiç bakmıyor ve bazen cep telefonuyla konuşuyor. oğlan çaktırmadan kıza bakıyor ama göz göze gelmekten kaçınıyor. kızın da oğlanın da giyim kuşamları yerinde. ikisi de öğrenci değil ama genç. kız sarışın ama belli ki boya. oğlanın saçlar sürekli jöleli. ellerini genellikle nereye koyacağını pek kestiremiyor. kız aslında oğlanın ona baktığını anlıyor ama dedim ya havalı işte, küçük dağlar meselesi...
her sabah saat 8:01'de sokağın aşağısındaki trafik lambasında tam 119 saniye bekliyorum. son bir haftadır da arabanın içinden lambanın tam karşısındaki otobüs durağını izliyorum.
anlattığım gibi durakta ilginç olaylar gelişiyor. bir erkeğin bir kadına yakınlaşma çabasını hergün tam 119 saniye keyifle izliyorum. izlemek o kadar zevkli ki artık yeşil yansa bile yavaşlayıp kırmızıya dönmesini bekliyorum. Allah akıl fikir versin... 

26/5/2007

SeaTtle

 

                   Community section is designed to give a better understanding of Seattle's culture and people to those planing to travel or relocate to Seattle, although some information found here may also be interesting for Seattlites as well. In this section you will find de******ions of neighborhoods with helpful links to places of attraction as well as Seattle daily news streamed from The Seattle Times and links to numerous organizations that are part of our community.


Looking for something you can't find here? Please
e-mail us and we will be glad to assist you.

« « « Please choose from the menu on the left. 

20/4/2007

avril lavigNe

 

    

Avril Ramona Lavigne (d. 27 Eylül, 1984, Napanee, Ontario), Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. Avril Lavigne, 27 Eylül 1984'te Napanee adında Canada' nın nüfusu 5000 civarında olan küçük bir kentinde dünyaya geldi. 14 yaşındayken annesinin aldığı gitarla kendi şarkılarını yazmaya ve söylemeye başladı. Zaman geçtikçe Napanee' den sıkılmaya başlayan Lavigne, şarkılarını bir videoya kaydetti ve plak şirketlerine gönderdi. Bunu yaparken de bir sonuç çıkmasını beklemediğini günümüzde de dile getirmekte Bir süre sonra New York Records ona bir Demo yapması için şans tanıyacağını belirten bir mektup gönderdi ve Avril Napanee' den çıkmak için gerekli olan bilete kavuşmuş oldu..

Stüdyoda çalıştığı günlerden birinde Arista Records' tan gelen biri onu çok beğenerek vakit kaybetmeden Arista Records Başkanıyla tanıştırdı ve tanışmanın devamında imzalanan bir sözleşme ile yeteneğin şansla buluşması gerçekleşmiş oldu. Vakit kaybetmeden bir ekip toplantısı düzenlendi ve birçok hit parça çalışmasında imzası bulunan Matrix Grubu Avril Lavigne için şarkı sözleri yazdı. 2002 yılında Avril Lavigne Dünya Çapında 14 Milyon satan Let Go albümüyle birçok ödül aldığı gibi sekiz dalda da Grammy Adaylığını elde etti..

Bir anda yakaladığı şöhret Avril Lavigne' nin başını döndürmedi. Evde, sokakta, alışverişte nasılsa sahneye de aynı şekilde rahat çıkıyordu. Diğer starlar turneye çıkarken kostümlerini ayrı bir Tırla taşıtırken, Lavigne her normal insan gibi kendisine sadece bir valiz hazırlıyordu..Büyük başarılar elde etmesine rağmen Let Go oldukça yapay koşullarda üretilmiş, kendi müzik zevkini yansıtmaktan uzak bir albümdü. Avril Lavigne için önemlisi başından beri kendi şarkılarını yazmak, bestelemek; Pop kültürünün fabrikasyon üretim tarzından mümkün olduğunca uzak durmak istiyordu. Ancak yaptığı yatırımı garanti altına almak isteyen Plak Şirketi albümün söz ve beste kısmıyle ilgili tüm çalışmaları yine Matrix grubuna emanet etti. Matrix Grubunun elinden çıkan ve tam anlamıyla bir hit olan Complicated, birkaç satır dışında Avril' i yansıtan bir çalışma olmadı ve kendisi de zaten bu şarkıyı hiçbir zaman çok severek söylemediğini dile getirdi.

Pink ve Christina Aguilera' nın ikinci ve daha kişisel albümleri için Linda Perry ile çalışmaları gibi Avril lavigne' de ikinci albümü için kendisine akıl hocası olarak 1997' den bu yana üç albüm çıkarmış, Kanadalı şarkıcı, piyanist ve söz yazarı Chantal Kreviazuk' u seçti. Başlangıçta, bir düzine şarkı yazmak için sözleşmemişlerdi; fikir alışverişinde bulunmak için çıkılan birkaç yemek, iki - üç hafta kadar süren şarkı sözü yazma seansına kendiliğinden dönüştü ve albümde yer alan beş şarkıyı birlikte yazdılar.

"Bir anda kardeş gibi olduk" diyor Kreviazuk' la ilişkisinden bahsederken Avril. "Bazen annem gibi oldu, çok iyi bir arkadaşlık kurduk, Tanrı' nın onu çok iyi bir sebeple hayatıma soktuğunu düşünüyorum."

Avril, Kreviazuk ile birlikte Let Go söz yazımı seanslarından farklı olarak, daha yaratıcı bir ortamda çalıştı. Bu süreçte ilk kez kendisinde varolan söz yazarlığı yeteneğini tanıdı, yeni yönlerini keşfetmiş oldu. Bunun yanı sıra bu çalışmalar sırasında çok eğlendiğini de anlatan Avril "Bazen birşey yazıp getirdiğimde, o bana 'bu beş para etmez' diyordu, aynı şeyi bende ona yapabiliyordum. Birlikte çalışan insanların birbirlerine böyle sözler söyleyebilmesi tuhaf birşey ama biz bunu yapabiliyorduk. Ben düşündüğüm herşeyi ona söyleyebiliyorum ve o bana hiçbir zaman kendimi aptal gibi hissettirmedi, çok rahat çalıştık." diyor. Avril aynı şekilde, albümünün iki şarkısının altında imzası bulunan Evanescence' in gitaristi Ben Moody ile de çalışmalar sırasında sıkı bir dostluk kurdu

Bu şekilde tamamen yaratıcı ortamlarda çalışılarak üretilmiş, sözleri daha derin, soundu daha orijinal bir albümle karşımızda Avril Lavigne.. İlk albümünü çok sevip, ikincisinde benzer bir müzikle karşılaşacaklarını düşünenler hayal kırıklığına uğrayabilirler ama duydukları bu yeni müzikten daha çok keyif alacaklarına hiç şüphe yok.

burnout adlı oyunda son single'ı girlfriend'in japonca ve ispanyolca nakaratlı bölümleride bulunmaktadır

Avril Lavigne yeni albümünü 2007 Nisan ayında yayınlayacak.Albümün adı ise The Best Damn Thing.

Sanatçının her iki albümü, "Let Go" ve "Under My Skin" birçok ülkede en çok satan albüm olmuştur.

13/4/2007

taNrı'ya mekTup

 

                        

Avrupa ve Amerika’da 2-9 yaş çocuklara Tanrı’ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrı’ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler. Cevapları az çok tahmin etmişsinizdir ama biz yine de yayınlayalım.

1) Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur. Seni seven Eric --5 yaşında- Not: Noel Baba’nın olmadığını biliyorum.

2) Canım canım Tanrı, Astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. N’olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme. Dostun Norman --4.5 yaşında-

3) Sevgili Tanrı, Lütfen bana bir midilli gönder. Senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. Bruce --4 yaşında-

4) Sevgili Tanrı, Babam çok aksi. Onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. Ama lütfen canını yakma. Sevgilerle. Martin --5 yaşında-

5) Sevgili Tanrı, Bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. N’olur söyle ona bi’ daha öyle yapmasın. Ellen --3 yaşynda-

6) Tanrı’cım, Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. Bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin. Nan --5 yaşında-

7) Sevgili Tanrı, Bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar. Teddy --9 yaşında-

8) Sevgili Tanrı, Bende senin dışında bütün liderlerin resmi var. Norman --6 yaşında-

9) Sevgili Tanrı, Kitabını okudum ve beğendim. Bütün o fikirler nereden geldi aklına? John --8 yaşında-

10) Sevgili Tanrı, Zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu? Norman --4 yaşında-

11) Sevgili Tanrım, Tamam incil’de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım? Sevgiler, Teresa --5 yaşında-

13/4/2007

Bir Çiftin Günlüğü

                    

  • Kadının Günlüğü
    Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum.

    Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.

    Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.. Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler Geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş.

    Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

    Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım "neyin var?" diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. "Yok birşeyim" diye geçiştirdi.

    O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.Belki de kilo alıyorum.

    Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk... Stepe başlasam?

    Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.

    Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

  • Erkeğin Günlüğü :
    Öff be, FENERBAHÇE YİNE yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi...
  • Kategorilerim

      Bağlantılarım

      Blogcu ile yapıldı